Ana Sayfa 19.06.2026

12 yaşındayken, babam alay edip erkek kardeşim kutlama yaparken, annem beni doğruyu söylediğim için cezalandırdı

1 / 2

2. BÖLÜM
Özgürlüğün bedeli ağırdı. Üniversitede gündüzleri okuyor, öğleden sonraları özel ders veriyor ve geceleri bir kafede garsonluk yapıyordum. Günde beş saat uyuyor, en ucuz şeyleri yiyor ve ikinci el bir mont giyiyordum ama her yorgunluğun bir anlamı vardı: Kazandığım şeyi kimse elimden alamazdı.
Tam burs kazandım, bir laboratuvara girdim ve yıllar sonra doktora programına kabul edildim. İlk defa birisi bana karşılığında hiçbir şey beklemeden yetenekli olduğumu söylüyordu.
Sonra annem yeniden ortaya çıktı.
Hesabıma “öğrenim masrafların için” açıklamasıyla 10.000 lira yatırdı. Bunu görünce ağladım. Belki de sonunda buraya gelmenin bana neye mal olduğunu anladığını düşündüm.
Bir ay sonra Burak yazdı:
— Annem hesabı şaşırmış. O para benim bilgisayarım içindi. Geri gönder.
Parayı iade ettim ve onu engelledim.
İki yıl geçti. Hatice beni İzmir’de yemeğe davet etti ve yemek sırasında iğne için özür diledi. Ağladı, beni özlediğini söyledi ve her gece pişmanlık duyduğunu belirtti.
Neredeyse ona inanmak istedim.
Sonra masanın üzerine bazı banka evrakları koydu.
— Burak evleniyor. Kız tarafı bir araba istiyor. Bize 150.000 lira borç vermen gerekiyor.
12 yaşındaki o kız çocuğunun yeniden karşıma oturduğunu hissettim.
— Özrün benden para istemek için miydi?
— O senin kardeşin. Ona yardım etmekle yükümlüsün.
— Yükümlü mü? Ağzımı dikmene izin vermek de mi yükümlülüğümdü? Ona her şeyi satın alırken benim okul masraflarımı ödemek için çalışmam da mı yükümlülüğümdü?
Babam balkondan çıktı ve benden saygı göstermemi talep etti. Burak nişanlısıyla geldi ve yağmurdan ıslanmış kıyafetlerimle alay etti.
— Ünlü doktor kendi ailesine yardım edemiyor — dedi.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |