- Adım Kenan 28 yaşımdayım, şimdilik 6 aylık evliyim, kaynanam dul bir bayan, kızı benimle evlenince yalnız kalmasına gönlüm razı olmadı yanımıza aldık. Kaynanam çok bakımlı güzel bir bayan bunu inkar edemem, kızı yani eşim gece vardiyasında çalıştığında biz kaynanamla evde yalnız kalıyorduk, birtakım durumlarda gece yarısına kadar sohbet ediyor gülüyor eğleniyorduk, hiçbir mesele olmuyordu. Ama o gün aklıma benim de istemediğim şeyler gelmeye başladı, bu sohbetleri bundan sonra bitirmeliyiz diye düşündüm kendi kendime bu yüzdende uzak durmaya çalıştım. Ben uzak durmaya çalıştıkça o daha da yakınlaşıyordu birtakım durumlarda kızıyla aslında mutlu olup oplmadığımı soruyordu, evet mutluyum diyordum, kendisinin gençlik anılarını anlatıyordu, aslındade sohbet eder iken hiç sıkılmıyorduk saatler nasıl geçiyor anlamıyorduk ama genede yanlıştı bana göre. Kenan seninle sohbet etmek bana çok iyi geliyor meselelarımı unutuyorum diyordu. Ona açık açık söylemesem de bana da iyi geliyordu aslında, ama kararlıydım bundan sonra bu uzun ve bitmeyen sohbetlerin sonu gelmeliydi mutlaka karar vermiştim. O gece sohbeti kısa kestim uykum geldi bana müsade et yatayım ben dedim, kaynanam şaşırdı hayırdır bu ne çabuk neyin var dedi, yorgunum bu gece erken yatacağım dedim, sonra kaynanam bana,biraz daha dur dedi anında yatma bekle dedi, yanıma yaklaşıp elini benim.
- O an şaşkınlıkla yüzüne baktım. “Odaya mı?” diye sordum. Hafif gülümsedi, “Evet, gel… sana bir şey göstereceğim” dedi. Arkasından yürüdüm. Koridordan geçerken, “Sakın kimseye söyleme” diye ekledi. Bu sözle merakım iyice arttı. Odaya girdik, kapıyı yavaşça kapattı. Dolabın en alt rafını açtı, eski bir kutu çıkardı. Kutunun içi düzensizce sarılmış eski kumaşlarla doluydu. Kumaşların arasından, gençliğinde diktiği elbiseleri çıkardı. “Bunları senelerce sakladım… ama bundan sonra birilerinin giymesini istiyorum” dedi. Şaşkınlıkla kumaşlara bakarken, “Biliyor musun, senin ölçün de kızımınkine çok yakın… birtakımlarını sana da göstereceğim” dedi. Gülüştük. O an fark ettim ki, bana odada göstermek istediği tek şey, geçmişinden kalan anılarıydı. Ama gene de çıkarken, hafifçe gülümseyip şunu söyledi: “Erhan… birtakım şeyler yalnızca bizim aramızda kalsın, olur mu?”

