Ana Sayfa Güncel 6 Mart 2023

Erdoğan açıkladı: Tüm borçlar silinecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 46 bin 104 olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının ardından açıklamalar yaptı.

Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 46 bin 104 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Depremlerin 11 ildeki 62 ilçede yıkıma neden olduğunu söyleyen Erdoğan, “Kurumlarımızın sahip oldukları tüm kaynakları deprem bölgesine yönlendirdik. Yaklaşık 9 saat sonra meydana gelene Elbistan’daki deprem, sonuçları daha da ağırlaştırdı” dedi.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Askerimiz depremden dakikalar sonra harekete geçip diğer bölgelerden takviyelerle birlikte üzerine düşen görevi bihakkın yerine getirdi, getirmeye devam ediyor.

Önceliğimizi arama kurtarma çalışmalarına verdik. Dünyada örneği olmayan şekilde depremin 10. gününde arama kurtarma çalışmalarını tamamladık.

Depremin yol açtığı yıkım vatandaşlarımızın hayatlarını zorlaştırdı. Bölgedeki işletmecilerin borçlarını siliyoruz. Hepsinin 6. bölge desteklerinden yararlanabilmelerini sağlıyoruz. Bireysel ve kobi kredilerindeki ertelemeler yanında daha önce açıkladığımız kredi paketine 100 milyar lira daha ilave ettik. Ağır hasara uğrayan yerlerde dükkanını hemen faaliyete geçirmek isteyenler için yüzde 7.5 faizli kredi veriyoruz.

“KALDIRMAMIZ GEREKEN 50 BİN ENKAZ VAR”

Evleri kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza 15 bin lira taşıma desteğine başladık. Enkazını kaldırmamız gereken 50 bin enkazımız var.

En önemli gündemimiz insanlarımızı yeni evlerine kavuşturmaktır. Bugüne kadar 1 milyon insanımızı ev sahibi yapan TOKİ, depremden alnının akıyla çıktı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı geri getiremeyiz ama onun dışındaki tüm kayıpları telafi edebiliriz.

Hükümet olarak bugüne kadar ülkemizi afetlere hazırlamak için hazırlıklar yaptık.

Kentsel dönüşüm planları afet hazırlık çalışmalarından biridir. 6 Şubat’ta gördük ki felaketler bizim hazırlıklarımızı beklemiyor. Tek başına kentsel dönüşümde yaşadığımız sıkıntılar bile yeni bir yöntemin şart olduğunu gösteriyor.

Kentsel dönüşüm projelerine engel olunmaması için adeta yalvardık. Bu konunun siyasetin konusu olamayacak kadar önemli olduğunu söyledik. Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı kontrol şehirleşme, sağlıksız yapılaşmaya yol açmaya kalmamış merkezlerini de bozmaya başlamıştır.

Biz 15 yıldır kentsel dönüşüm dedik, muhalefet biz karşıyız dedi. Kalkıp, mitingler yaptılar. Ve şimdi de o vatandaş bizim önümüzü kesiyor, gelin binalarımızı yıkın diyor. Ama biz size 10 sene önce kentsel dönüşüm dedik.

“YILLARCA ÖNÜMÜZÜ KESTİLER”

Bay Bay Kemal mitingler yapıyor, sakın ha diyor. Buraya denize nazır evler yapılacakmış diyor. Yapılacak tabi buradaki vatandaşımıza yapacağız.

Yıllarca önümüzü kestiler. Fikirtepe. Yaptırmadılar. Şimdi, yapılıyor. Önümüz kesilmemiş olsaydı oralar bitmiş olacaktı. Son depremlerde yıkılan binaların yüzde 98’nin 2000 yılı yapılan evler olması, özel sektörün de yol katettiğinin göstergesidir.

Ülkemizde 6.5 milyon yapının dönüşmesi gerekirken; süreci geciktirmenin vebali çok ağırdır. 6 Şubat acılarını yeniden yaşamamak için vatandaşlarımıza eski binalarını kentsel dönüşüme sokulması çağırısında bulunuyorum.

Hadi bakalım Bay Kemal, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na söyle Karabağlar’ı kentsel dönüşüme sok. Yapamazsınız. KİPTAŞ’ın kurucusuyum. Şimdi KİPTAŞ onlarda. Yapın bir şeyler ya. Yapamazlar. Dertli olmanız lazım, dertli.

“MAL BÖLÜŞÜMÜ DERDİNE DÜŞENLERİ NOT ETTİK”

Kişi başı milli gelirimiz 10.000 doları aştı. Nereden nereye… Bu da yetmez. Bunu 15, 20 buralara çıkarmamız gerek.

Türkiye’nin böyle bir vakit kaybına, dikkat dağınıklığına tahammül yoktur. Türkiye için hemen şimdi diyoruz. Deprem bölgeleri için hemen şimdi diyoruz.

Bizim tek gündemimiz deprem. Deprem yaralarını sarmaktır. Aziz milletim seçim süreci beraberinde getirdiği yıpratıcı siyasi gerilimler ve gündemi kilitlemesi sebebiyle bu çabaları gölgeleme riski taşıyor. Halbuki Türkiye’nin ihtiyacı ülkenin tüm kayıplarını hızla telafi edecek odaklanmaktır. Seçim sürecinin bir an önce geride bırakılması şarttı. Seçimlerin 14 Mayıs tarihinde yapılmasının bize bu imkanı vereceğine inanıyoruz. Ülkemizin bir bölümü yıkılmışken siyasi çekişmelerle polemiklerle kavgalarla örülü bir seçim kampanyası yapmayı içimize sindiremiyoruz. Depremin ilk gününden itibaren siyasi tartışmalara girmedik. Milletimizi devletine karşı tahrik edenleri de, çalışmaları tehlikeye atanları da insanımız can derdindeyken mal bölüşümü derdine düşenleri de duyduğumuz gördüğümüz her şeyi not ettik.”

Sürücü Kursu
Tema Tasarım |