DOLAR
Alış: 46.87
Satış: 47.06
EURO
Alış: 53.56
Satış: 53.77
GBP
Alış: 62.67
Satış: 63.13
Evlerde tutmamalısınız
- Dikkat! Son Günlerde Peynir Ekmek Gibi Satılıyor Fakat Zehir Saçıyor.Ürünlerde böcek ilacındaki maddeler bulunduğu saptandı. Sıhhat Bakanlığı bunların zehirli bulunduğu onaylayıp yasak getirdi…İş-te o mamüller….… Detaylar haberin devamında..
- Gazete Habertürk’ten Hasan Örnekoğlu’nun haberine göre E-sigarada sarfedilen likitlerde belirleme edilen etkin maddelerin Türkiye’ye bitki ilacı olarak girdiğini dile getiren Erbek, “Bu mamüller Türkiye’ye ilk geldiği zaman Tarım Bakanlığı inceledi. Ürünlerde böcek ilacındaki maddeler bulunduğu saptandı. 2008’de Sıhhat Bakanlığı bunların zehirli bulunduğu onaylayıp yasak getirdi. Bağımlılık yapma riski bulunduğunu belirledi. E-sigaranın içersinde tarım ilaçlarında sarfedilen maddeler, fare zehiri bile var. Hem de nikel ve kurşun gibi ağır metaller içeriyor” dedi. Erbek, şu şekilde devam etti: “Elektronik sigaraların içersinde kanser gelişimini tetikleyen madde var. Farelerde oluşturulan deneylerde akciğer harabiyeti yaptığı meydana çıktı. Bu ürün sigara bıraktırıcı olarak tanıtılıyor. Araştırmaların yüzde 90’ında bu tür bir etkileri olmadığı belirleme edildi. E-sigara ile bedene giren ağır metaller, bireyin bünyesine göre farklı evrelerde kansere yol açıyor ‘AĞIZDA YARA YAPIYOR’ Türkiye’de 50 binden çok bireyin e-sigarayla alakalı forum sitelerinde şikâyetlerini yazdığını da izah eden Erbek, “Ağızda yara, diş eti kanaması, bulantı, öksürük, balgam, hırıltı gibi şikâyetleri forumlarda okuyoruz” diye konuştu. Doç. Dr. Erbek, e-sigaranın ilk kez 1963 senesinde kullanıldığını, Türkiye’ye ise 2004 senesinde yaklaştığını ve 2008’de yasaklandığını vurguladı. HABER MERKEZİ replikler.org
Benzer Galeriler
-
Babamın hamile bedenimi örten battaniyeyi çektiği gün, kocamın ve kayınvalidemin aylarca sakladığı yalanlar tek bir kalp atışında yok oldu.
-
Ablam Nashville’de bir daire alırken ben de bir dağ evi miras aldım. Ablam bana alaycı bir şekilde, “Sana çok yakıştı, pis kadın!” deyip uzak durmamı söylediğinde, geceyi dağ evinde geçirmeye karar verdim… Oraya vardığımda gördüklerim karşısında olduğum yerde donakaldım…
-
Kocam beni aile yemeğine davet etti, ama vardığımda yemek yoktu: sadece bir DNA testi, öfkeli bir kayınvalide ve kalbimi kıran bir suçlama vardı: “O çocuk benim oğlumun değil,” ta ki bir yabancı içeri girip gizli gerçeği ortaya çıkarana kadar.
-
Kocam metresini benim yüzüğümle, elbisemle ve baş masadaki yerimle birlikte galaya getirdi; biri metresine karısı dediğinde tek kelime etmedi. Ben de siyah bir takım elbise giydim, avukatı aradım ve oğlumun “Baba, bugün her şeyin parasını sen ödeyeceksin” demesini bekledim.
-
Kocamı almaya giderken, soğuk tavırlı sekreteri yolumu kesti. “Karısı ve oğlu içeride.” Kızımın kulaklarını kapattım ve mafyayı ve polisi yöneten üçüncü kardeşimi aradım. “O evi yerle bir edin!”
-
Kadın, çalışanını 300 kişinin önünde rezil etmek istedi ve ona, “Resmi kıyafetle gelmeyi unutma,” dedi; çalışanının utanç içinde ve ödünç alınmış kıyafetlerle geleceğini düşünüyordu. Ancak genç kadın, imkansız bir elbise, gizli bir davetiye ve kimsenin duymaya hazır olmadığı bir aile sırrıyla ortaya çıktı.


