TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN



Ana Sayfa Yazarlar 7.10.2022 369 Görüntüleme
HUZUR

HUZUR

Huzurlu insan; sağlıklı olan, kendi içinde denge kurabilen, olgu veya olaylara pozitif yaklaşan, Allah sevgisini içinde hisseden, varoluş nedeninin doğa ve insan sevgisi olduğunu idrak eden, doğayla bütünleşen, aşırı modernleşme tutkusundan uzak duran, maddiyatı ön plana çıkarmayan, az ile yetinen, yardımsever, şefkatli, toleranslı özetle erdemli olan, ölüm olgusunu yaşam yolculuğunda son nokta olarak görmeyen, insan varlığının sonsuz olduğuna inanan, doğadaki her varlığı eşit gören, ayrım göstermeyen, aşağılamayan, güzel ahlak ve vicdanı ile başkalarına örnek olan insanlardır.
Yaşam denilen şey “bensel varoluş ile ölümsel hiçlik” arasında geçen bir süreç olduğuna göre, bu süreçte olgu ve olayları olduğu gibi kabullenir ve hayata pozitif bakabilirsek, o zaman huzuru ve mutluluğu yakalayabileceğimizi düşünüyorum.”
Mutluluk da mutsuzluk da, huzur da huzursuzluk da kişinin kendinden yansıyan duygulardır. Hemen herkes huzuru aramaktan söz eder ve bu arayış içinde farklı şehirler, farklı evler, farklı insanlardan medet umarlar. Oysa huzuru aramak için o kadar da uzaklara gitmeye gerek yoktur. Kişi kendini ele almayı başarabilse ihtiyacı olan huzuru da mutluluğu da yakalayabilir.
Bedenin ruhu, ruhun bedeni dürüst taşımasıdır huzur. İnsanın başını yastığa koyduğu zaman rahatça uyuyabilmesidir. Ruhunu fırtınalardan yoksun bir limana yanaştırmaktır.
Maneviyattır… Allah’a inanmak ve ibadet etmektir. Bir insanın senin sayende iyileşmesine tanık olmaktır ya da yardım etmektir. Birine sarılmaktır. Birine güvenmek ve bu güvenin doğru olduğunu görmektir huzur. Dinlemektir ya da birisiyle sabaha kadar muhabbet etmektir. Gülmektir huzur, bazen ağlamaktır. Parayla satın alınamayan en büyük zenginliktir. Bir müziğin notasıdır, bazen bir resim, bazen çocuk sesidir. Bazen anne-baba, kadın-erkek, bazen anneanne ve dede kucağıdır…
Benim çok hoşuma giden, sizlerin de beğeneceğini umduğum bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
Bir gün halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya birçok sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirlerinden güzel resimler yaparlar. Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan Kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir. Resimlerden birinde; sükûnetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı. Resme kim baktı ise onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu. Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor şimşekler çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpük bir şelale çağlıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu. Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklarda ki çatlaktan çıkan mini minnacık çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını koruyordu.
…Harika bir huzur ve sükûn örneği.
Ödülü kim kazandı dersiniz?
Tabii ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:
Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir.

“Huzur Bütün Bunların İçinde Bile Yüreğimizin Sükûn Bulabilmesidir”…

Huzurlu günler dilerim…

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp