TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN



Ana Sayfa Yazarlar 8.03.2022 351 Görüntüleme
DÜNDEN BUGÜNE KADIN CİNAYETLERİ

DÜNDEN BUGÜNE KADIN CİNAYETLERİ

Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddetin en uç noktasıdır.
Literatürde “femicide” olarak tanımlanan kadın cinayetleri, ilk olarak
kadının kadın olmasından kaynaklı maruz kaldığı cinayetlerin adı
olarak tanımlanmıştır. Daha sonra kadınların maruz kaldığı tüm
cinayetler kadın cinayeti olarak adlandırılmıştır. Kadın cinayetleri
genellikle eş veya partner tarafından öldürülme şeklindedir. Ama
toplumlara göre değişen farklı şekilde de kadın cinayetleri
görülmektedir. Birleşmiş Milletler Kadın ve Kızların Cinsiyet İlişkili
Cinayetler Raporu’na göre 2017 yılında dünya genelinde toplam 87.000
kadın cinayeti olduğu bildirilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine
göre ülkemiz maalesef kadın cinayetlerinde üst sıralarda yer alan bir
ülkedir. Ülkemizde 2016-2018 yılları arasındaki 3 yıllık dönemde 932
kadın cinayeti olgusu resmi makamlara bildirilmiştir. Kadın
cinayetlerinin sosyal medyada geniş yer bulması ve kanunlarla
yaptırımların ağırlaştırılmış olmasına rağmen kadın cinayetlerinde
yıllar geçtikçe artış görülmektedir. Kadın cinayetlerinin
aydınlatılmasında adli tıp uzmanlarına büyük iş düşmektedir. Özellikle
Türk Ceza Kanunu’nda bulunan ağırlaştırıcı nedenler de göz önünde
bulundurularak kapsamlı olay yeri incelemesi ardından ayrıntılı adli
otopsi yapılarak cezayı artırıcı delillerin saptanması önemlidir.
Kadına yönelik şiddet, ister kamusal alanda isterse özel
yaşamda olsun, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap
veren eylemlerde bulunmaktır. Bu tür eylemlerin içeriği cinsiyete
dayanabileceği gibi tehdit etme, zorlama, keyfi olarak özgürlükten veya
ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakma şeklinde de olabilmektedir.
(1). Kadına yönelik şiddetin tarih öncesi devirlere kadar uzandığı
bilinmektedir (2). Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddetin en uç
noktasıdır. Literatürde “femicide” olarak tanımlanan kadın cinayetleri,
ilk olarak kadının kadın olmasından kaynaklı maruz kaldığı cinayetlerin
adı olarak tanımlanmıştır. Daha sonraki dönemlerde, bu adlandırma
genişletilerek kadın veya kızların maruz kaldığı tüm cinayetler için
kullanılmıştır (3). Kadınlar, genellikle eşleri ya da partnerleri tarafından
öldürülmektedir. Ayrıca, bu cinayetlerin bir kısmının toplumun
geleneksel değerlerinin barındırdığı birtakım yanlış inanışlarından
kaynaklandığı bildirilmektedir (4).
Kadın cinayetleri genel olarak incelendiğinde; cinayetlerin
büyük bir kısmının erkeğin terk edilmesinden veya ilişkinin kadın
tarafından sonlandırılmasından kaynaklı kızgınlığa dayandığı
görülmektedir (5). Bununla birlikte, tarihsel süreç incelendiğinde,
özellikle cinsel istismar amaçlı birçok kadın cinayetinin işlenmiş
olduğu göze çarpmaktadır (6-7). Kadın cinayetleri her dönemde
çözüme kavuşturulması gereken büyük bir toplumsal problem olmakla
birlikte maalesef gün geçtikçe daha da artmaktadır. Birleşmiş
Milletlerin Kadın ve Kızların Cinsiyet İlişkili Cinayetler Raporu’na
göre; 2017 yılında Dünya genelinde toplam 87.000 kadın cinayeti
olduğu bildirilmiştir (8). 1984-1993 yılları arasında Adli Tıp Kurumu
4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na değerlendirilmek üzere gönderilen cinayet
olgularının %14.6’sının (246/1685) eşi tarafından öldürülen kadınlar
olduğu tespit edilmiştir (9). Ülkemizde 2016-2018 yılları arasındaki 3
yıllık dönemde kayıtlara girmiş 932 kadın cinayeti mevcuttur (10).
Türk Ceza Kanunu’nda cinayetleri önlemeye yönelik ağır
yaptırımlar olmasına rağmen, çok sayıda kadın cinayeti ile halen
karşılaşılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda kasten adam öldürme
suçunun cezası, farklı durumlara göre değişiklik gösterdiği için kadın
cinayetleri detaylı bir şekilde değerlendirilmelidir .
(11). Adli tıp uzmanları, kadın cinayetleri ile ilgili
soruşturmalarda/kovuşturmalarda bilimsel görüşlerine başvurulmak
üzere adli makamlar tarafından davet edilerek bilirkişilik görevi
yüklenebilmektedirler. Kadın cinayetleri ile karşılaşıldığında, olay yeri
incelemesi ve adli otopsi, cinayetin değerlendirilmesi için dikkatlice
yapılmalıdır…
2022 yılına geldiğimiz şu günlerde ise , kadın cinayetleri önlenemiyor. 2021 yılının ilk iki ayında 77 kadın cinayet ya da “şüpheli” bir şekilde yaşamını yitirmişti. 2022 yılının ilk iki ayında 98 kadın öldü. Erkekler, sadece şubat ayında 23 kadını öldürdü. 21 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen kadınlardan 10’u ateşli silahlarla katledildi. 

Kadın cinayetlerinin çoğu kolayca elde edilebilen silahlarla gerçekleşiyor. Geçen yıl öldürülen 280 kadının 134’ü ateşli silahlarla yaşamını yitirdi. Erkeklerin silaha kolay ulaştığına tanık oluyoruz. İnternetten sipariş verebiliyorlar, silahlar ayaklarına kadar kargoyla geliyor” .6284 koruma kanunumuzun etkili bir şekilde uygulanması gerekiyor. Koruma kanununda eğer şiddet tehdit altındaysa bile, erkeğin silahı varsa buna el konulması gerekiyor. Görülüyor ki kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürülüyor. Hukuk devleti istiyorsak bireysel silahsızlanmayı savunmalıyız” .

NOT:Bu bilimsel makaleye katkılarından dolayı Değerli hocamız Dicle üniverstesi Ögretim görevlisi ve Adli tıp uzmanı Dr .Ertuğrul GÖK hocama tesekkur ediyorum..

Saygılarımla….

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp