TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN



Ana Sayfa Güncel 9 Haziran 2022

Edebiyat dünyası bu polemiği konuşuyor…

Gazeteci ve yazar Mine Kırıkkanat, yazar Elif Şafak’a, ‘Sinek Sarayı’ romanından intihal yaptığı gerekçesiyle dava açtı. Konuyla ilgili Doğan Kitap’tan “saçma ve asılsız iddialar” açıklaması geldi. Mine Kırıkkanat’ın avukatı Ruşen Gültekin Odatv’ye yaptığı açıklamada, intihalin ülkemizde çok yaygın olduğunu ve bu kitapta da açık bir şekilde intihal yapıldığını ifade etti. Mine Kırıkkanat ise “son sözü mahkemede söyleyeceğim” dedi.

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat, yazar Elif Şafak’a ‘Bit Palas’ romanında, kendi romanı ‘Sinek Sarayı’ndan intihal yaptığı gerekçesiyle tazminat davası açtı.

Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak ve DK Doğan Yayınları A.Ş.’ye açtığı davanın ön inceleme duruşması İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görüldü.

İkinci duruşmanın 11 Ekim 2022 tarihinde görülmesine karar verildi.

Doğan Kitap’tan yapılan açıklamada “Elif Şafak’ın bundan 20 yıl evvel yayınlanan ‘Bit Palas’ adlı romanıyla ilgili ortaya atılan saçma ve asılsız iddiaları yazarı gibi yayıncısı olarak kınıyoruz.” denildi.

Açıklamada, “Hayatını edebiyata ve sanata adamış dünya çapında bir yazarın saygınlığına dönük, belli ki kişisel husumet ve hasetten beslenen bu ve benzeri tüm girişimlere karşı her tür hukuki yola başvurulacağını da belirtmek isteriz. Bunca haksızlık ve iftira karşısında bizler de manevi tazminat davası açacağımızı kamuoyuna duyururuz.” ifadelerine yer verildi.

Konuyla ilgili Mine Kırıkkanat’ın avukatı Ruşen Gültekin Odatv’ye konuştu.

“Şu anda görülmekte olan bir yargılama sürecimiz var” diyen Ruşen Gültekin, “Biz kendi kitabımızla ilgili Sinek Sarayı ile ilgili bunların tamamen intihal olduğunu gösteren bir dava açtık. Aynı kurgu. Bunlarla ilgili uzman görüşlerini sunacağız dosyaya. Dün duruşması yapıldı. Önce ön incelemede davanın görülüp görüşülmeyeceğiyle ilgili yargıç esasa girdi. Bize de iki haftalık süre verdi. Delillerimizi dosyaya sunacağız.” dedi.

Özellikle ülkemizde intihalin oldukça yaygın olduğunu kaydeden Ruşen Gültekin, “Bizim iddiamız intihal olduğuyla ilgili. Yazarlık etiği açısından uygun olmadığını gördüğümüz için dava açtık. Bir apartmandaki yaşayan insanların karakteriyle ilgili kitap yazmış Mine Kırıkkanat. Bu tesadüfi öğrendiği bir şey. Bu kadar benzerlik olmaz. Bir aşırma, intihal olduğu yolunda iddiaları vardı. Dilekçe ile mahkemeye sunduk. Bizim ve karşı tarafın uzman görüşleri, tarafsız bir bilirkişiyle mahkemeye gönderilecek.” diye konuştu.

Yazar Mine Kırıkkanat ise son sözü mahkemede söyleyeceğini ifade etti.

Yayıncı Müge Sökmen’in davaya ilişkin görüşleri ise şöyle:

“Mart 2002 tarihinde ilk basımını gerçekleştirdiğimiz Elif Şafak’ın Bit Palas adlı romanının, içerik, edebiyat anlayışı, yazım tekniği, yazar duruşu gibi açılardan Mine G. Saulnier’nin (Kırıkkanat) Sinek Sarayı adlı romanıyla bir benzerliğinin bulunmadığını, intihal düşündürecek bir çakışmanın mevcut olmadığını belirtmek isterim.”

Çevirmen Valérie Gay-Aksoy de 2005 ve 2010 arasında hem Mine Kırıkkanat hem de Elif Şafak’ın ikişer kitabını bütünüyle çevirdiğini ifade ederek, “Bir intihal suçlaması bana göre tamamen asılsız ve temelsizdir. Bu iki yazarın çevirmeni olarak böyle bir şüphe asla aklıma dahi gelmedi. Aralarında değil intihal, ilham bile görmek mümkün değildir. Her iki roman da Istanbul’da geçiyor ve ikisinde de Art Nouveau tarzında eskimiş bir bina var…. Ama bu tuhaf ya da olağanüstü bir durum değil. Türk edebiyatında Istanbul’da bir apartmanda geçen onlarca ve onlarca roman mevcuttur. Sonuç olarak iki kitap da İstanbul’da geçiyor ve ikisinde de eskimiş Art Nouveau bir apartman ve az ya da çok marjinalleşmiş insanlar var diye bu iki roman arasında intihal olduğunu iddia etmek kanımca son derece yanlış ve yanıltıcıdır.” dedi.

Yazar Elçin Poyrazlar da Bit Palas isimli romanın Sinek Sarayı’ndan intihal olduğu iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu ifade etti.

Elçin Poyrazlar, “Bit Palas ve Sinek Sarayı eserleri arasında dil ve üslup açısından değil yakınlık, muazzam farklar vardır. Bit Palas detaycı, derinlikli, sabır isteyen, mizahi ve dişil bir bakış açısıyla dilini kurar. Romanda her karakterin özgün bir sesi, ona uygun bir ritmi ve sözcük kullanımı var. Sinek Sarayı ise hızlı okunan, aceleci, didaktik, yer yer sloganvari bir dile sahip. Sinek Sarayı’ndaki apartmanda yaşayan karakterlerin hemen hepsi anlatıcı Sinan Laforge’un merceğinden okura yansır. Bu karakterlerin hemen hiçbirisinin öykülerine değinilmez, karakter gelişimi yapılmaz, neredeyse Sinan’ın öyküsünün ilerlemesi için kartondan kesilmiş gibi kalırlar. Bit Palas ise bütünüyle karakterlere adar kendini. O karakterlerin her biri kendi öykülerini ve dillerini taşır romana. Bit Palas çöp, koku, böcek gibi temalarla aslında hapishanedeki atmosferi de hissettirir okura. Sinek Sarayı’nda ise çevrenin ve apartmanın atmosferini ancak Sinan Laforge söz ederse hissedebiliriz. Apartmanda koku, böcek, pislik görmeyiz. Sinan Laforge yabancı bir anlatıcı olarak bizi de atmosfere yabancılaştırır. Tüm bu başlıklar ışığında Bit Palas ile Sinek Sarayı kurgu, dil, karakterler, biçim olarak birbirine hiçbir düzeyde benzememektedir. Hatta iki eser arasında esinlenme bile sezilmez. Sonuç olarak, kanaatim intihal olmadığı yönündedir.” ifadelerine yer verdi.

Sürücü Kursu
Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp