TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 11.003.317
AKTİF VAKA: 689.980
ÖLÜM: 86.099
İYİLEŞME: 10.313.337

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN

Ana Sayfa Yazarlar 10.12.2021 45 Görüntüleme
SOYLU’NUN PKK, AKÇAY’IN EKONOMİ AÇIKLAMALARI CHP’Yİ TUTUŞTURDU

SOYLU’NUN PKK, AKÇAY’IN EKONOMİ AÇIKLAMALARI CHP’Yİ TUTUŞTURDU

Muhalefet yine bildiğiniz gibi… AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana her seçimi ezici üstünlükle kazanmaya devam etmesinin tabiki farklı sebepleri var ancak AK Parti’nin de kabul ettiği üzere önemli sebeplerden biri de Türkiye’deki “Muhalefet”in çürümüş ve rayından çıkıp menfaat yoluna girmiş olması. Millet İttifakı adı altında AK Parti ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ülkede “Milli” çıkarları savunan, baskı ve boyun eğdirme çabalarına karşı dik durmaya çalışan kim varsa ona karşı “cephe” alarak isim kıyımına kalkışan güruhun başı malesef muhalefet olarak karşımıza çıkıyor. Muhalefetin ya da muhalif duruşun asıl görevi, milli çıkarlara karşı iktidar-muhalefet ayrımı yapmaksızın birlik olarak dik durmak ve dışarıya karşı malzeme, koz vermeden iktidarın eylemlerini “dürüst” bir şekilde içeride tartışarak yapıcı eleştirilerde bulunmaktır. Ancak bu şekilde, ülkenin psikolojik, ekonomik, diplomatik ve askeri direnci artar.

Ancak, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin başını çektiği bir güruh, ABD, İsrail, Yunanistan, Fransa, İngiltere gibi çıkar odaklarının Türkiye üzerine dökmeye çalıştığı benzine kibritle gitmeye devam ediyor. Tek dertleri biraz da biz başa geçelim! E bir zahmet muhalefet görevinizi yapın, milletin önüne düzgün projeler, fikirler ile gelin, iktidara destek olun ki vatandaş seçim zamanı geldiğinde “Ya muhalefet de çok iyi iş çıkardı, iktidara çok destek oldu, yapıcı davrandı, küresel güçlere karşı ülkemizi savundu acaba iktidar olsalar daha iyi olur mu?” diyebilsin…

Bildiğiniz gibi TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2022 Yılı Bütçe Görüşmelerinde bütçeden çok her şey konuşuluyor. Muhalefet, bütçe yerine zamanının büyük kısmını AK Parti ve MHP’li isimlere saldırmak, iftira atmakla harcıyor. Hal böyle olunca, cevap hakkı doğan isimler de kendini savunmak zorunda kalıyor. MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, önemli hatırlatmalarda bulunsa da tabiki CHP kanadında bu sözler yankı bulmadı. Çünkü ne CHP’nin ne de muhalif basının gerçekler ilgisini çekmiyor.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, bir önceki ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik açık tehdidi olan “Türkiye ekonomisini mahvedeceğiz” sözünü hatırlatması, Dolar/TL gündemden düşmemesine rağmen konuşulmuyor. Peki bu hatırlatma yalan mı? Sayın Akçay hem Trump’a hem ABD’ye iftira mı atıyor? Bu söz söylenmedi mi? ABD’nin İran’a yaptığı ekonomik ambargo, Rusya’nın yıllardır mücadele ettiğii ekonomik ambargo İran ve Rusya’nın keyfi kararı mı? Diyelim ki İran müslüman bir ülke ve dini bir yönetim hakim olduğu için Haçlı zihniyetiyle yürütülen bir mücadele var. Rusya çok mu hoşnut Ruble’nin tıpkı Türk Lirası’nda olduğu gibi sürekli saldırıya uğramasından? Tüm sebep bu ülkelerin kötü yönetilmeleri mi? Rusya başarısız bir iktidara, başarısız bir ekonomi yönetimine, başarısız bir eğitim sistemine, geri kalmış bir teknolojiye mi sahip? O halde neden Ruble değer kazanamıyor?

Açık bir saldırı var, koronavirüs salgını sebebiyle küresel bir kriz var ancak kimse bunları dile getirmiyor. Herkesin zaten kendi ağzıyla söylediği ancak muhalefetin duymazdan geldiği şey olan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’nın değer kaybettiğini Sayın Akçay zaten söylüyor. Cumhur İttifakı zaten kendisine “Muhalefet” diyen güruhtan ümidini keseli çok oldu. Tek dertleri, iftira ve dış güçlerle yapılan ittifaka karşı dik durarak vatandaşlara olanı, “çarpıtmadan” açıklayabilmek.

Emin olun, ABD’nin açık tehdidinden sonra şaha kalkan Dolar ya da küresel bataklığın saldırısıyla değeri dibe doğru inen Türk Lirasının bugünkü hali, siz faizi %30 yapsanız da değişmeyecek. Çünkü niyet ortada. Çünkü amaç bu ülkeyi ve bu milleti ekonomik saldırılar ile dize getirmek. Faiz artışı demek, cari açık demek. Cari açık ise ülkenin ya IMF’ye gidip dilenmesi ve kasasını teslim etmesi ya da hem işverenlerin hem de vatandaşın kemer sıkması demek. Bu durumda hem işsizlik tavan yapar hem de işinde kalabilen vatandaşın aldığı ücret dibe batar. Kemer sıkma politikasından dolayı harcamalar azalır, talep düşer ve üretim durur. Biz bu senaryoyu çok kez yaşadık malesef. Şuan faiz arttırın diyen zihniyet 2001 krizinde faiz yükseltti de ne oldu?

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın bir diğer önemli çıkışı ise PKK terör örgütü ve Türkiye’deki siyasi uzantıları, ilişkileri üzerine oldu. Tabi bu da muhalif takılanların işine gelmedi. Aksine, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamaları ile birlikte ağzından salya püskürürcesine bir takım isimlerin sözlü saldırı ve iftiralarına maruz kaldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu ülkeye gelmiş en iyi İçişleri Bakanlarından biri. Bugüne kadar yaptıkları ve başarıları ortada. Ancak, terör örgütleriyle olan başarılı mücadelesi ve liderliği, Bakanlık koltuğuna AK Parti’den geldiği için mi yoksa Sayın Devlet Bahçeli’nin kendisini sevmesi ve Sayın Soylu’nun da Milliyetçi bir duruşa sahip olmasından mıdır bilinmez “sözde muhalefet”e bir türlü yaranamadı. Türkiye’nin PKK ile olan mücadelesinde tarihi bir sayfa açan Süleyman Soylu, bakanlığı süresince ülke içindeki terörist sayısı neredeyse sıfıra indirdi. Buna rağmen, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin, PKK’nın siyasi ayağı ve TMBB’deki “Truva Atı” olan HDP’ye olan aşkı, Sayın Soylu’ya karşı itibar suikasti yapmasına neden oldu.

İktidara gelebilmek adına PKK ile göbek bağı açıkça ortada olan ve PKK’ya terör örgütü dahi diyemeyen HDP’nin oylarına gözünü diken ve mutlu bir birliktelik kuran CHP’nin Süleyman Soylu’yu hedef almaya devam etmesi komik. Hele hele hainlere karşı dim dik duran Cumhuriyet tarihinin en etkili ve başarılı bakanlarından biri olan Süleyman Soylu hakkında, kağıt üzerinde CHP’li gözüken ancak PKK’nın siyasi ayağı olan HDP ile ailecek yapışık ikiz gibi olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Bağımsız sağlık kuruluşları gelsinler ve bu, psikolojisi ciddi şekilde bozulmuş sayın bakanla ilgili bir analiz yapsınlar.” demesi….

İmamoğlu başkalarının psikolojisini düşeneceğine önce Türkçe Öğretmeni tutarak “okuduğunu, duyduğunu anlama” üzerine çalışsın. Türkçe kelimeler sözlüğünü de ben hediye edeceğim. Çünkü! Sayın Süleyman Soylu ne diyor? “İBB’ye yaklaşık 33 bin kişi alındı, bu 33 bin kişiden 12 bin kişiye ancak bakıldı.” Yani neymiş İmamoğlu, zaten İçişleri Bakanlığı inceleme başlatmış. Başlatılan inceleme tamamlanmadan, deliller, dosyalar hazırlanmadan, yargıya teslim edilecek konuma gelmeden ne yapılmaz? “Tak! Sen bucusun” diyerek FETÖ taktikleri ile, Muz Cumhuriyeti davranışları ile insanlar içeriye atılmaz, alınmaz.

Ayrıca, “…Bekledim ki herhalde gelip alacaklar onları İBB’den.” ne demek? Siz yarın iktidar olsanız, incelemesi, delil toplaması, iddianamesi bitmeden sağdan soldan insanları “alacak mısınız?” Pazardan domates, biber mi alıyorsun?

Türkiye Cumhuriyeti bir “Hukuk Devleti”dir İmamoğlu, kağıt üzerindeki ve fiiliyattaki partilerin olan CHP ve HDP unutmuş olabilir sen de bu durumdan etkilenmiş ya da bilmiyor olabilirsin, Sayın İçişleri Baknı Süleyman Soylu dile getirse de işinize gelmiyor, bir de ben hatırlatayım dedim.

Allah’tan sadece muhalefetteler. Bir de bu zihniyetteki insanların iktidarda olduğunu düşünün….

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

İşitme Kaybı Dereceleri

İşitme Kaybı Dereceleri

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp