Ana Sayfa Güncel 3 Ağustos 2021

Çarpıcı açıklama… Alevleri söndürecek çözüm önerisi geldi

Prof. Dr. Erkan Erkut, orman yangınlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı…

Boğaziçi Üniversitesi’nde görevden alınan kayyum rektör Melih Bulu’nun yerine adaylığını açıklayan ilk akademisyen olan Prof. Dr. Erkan Erkut, orman yangınlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Twitter hesabından paylaşımlar yapan Prof. Erkut,  öneri olarak, “Şartlar yangına cok elverişli hale gelmiş ise, dikkatli bir plan çerçevesinde ‘kontrollü yangın’ çıkartılır. Bu çok tercih edilmez çünkü bu da çevreye zarar verir ama çok daha büyük yangını önlemek için bazen uygulanır” açıklamasını yaptı.

Prof. Erkut’un açıklamaları şu şekilde:

1-Süregelen orman yangınları konusunda tartışma iki noktaya odaklandı: neden söndüremiyoruz ve kim çıkardı. Bence konu çok daha fazla boyutlu. Bu tivitselinde kimseye cevap vermiyorum, taraf tutmuyorum, sadece bu konuda kendi bildiklerimi aktarıyorum.

2-Tanıyanların bildiği gibi ben yöneylem araştırması alanında çalışan bir endüstri mühendisiyim. Kanada’da çevre yönetimi dersi verdim. Bu derste Kanada’nın en büyük çevre sorunlarından biri olan orman yangınları da konulardan birisi idi. Bu dersi 1994’de Boğaziçi’nde tekrarladım.

3-Şu ana kadar gördüğüm tartışma yangın çıktıktan sonra müdahale edilmesi üzerine yoğunlaşıyor. Havadan ve karadan çeşitli araçlar ile şu veya kopuk (su veya köpük) ile müdahale konuşuluyor.  Bu işin kriz yönetimi kısmı. Yangın yönetiminde amaç işin bu noktaya gelmemesidir.

4-Kanada’daki (ta 1990’lardaki) uygulamalardan birkaç örnek vereyim:

1) Ormanda yangının yayılmasını/atlamasını engellemek için kritik bölgelerde ağaç kesimleri yapılır,

2) Yangın tespit kuleleri kurulur (bizim dersteki optimizasyon uygulaması bu idi mesela),

3)  Yangının çıkma ihtimali en yüksek olan noktalara erken (preemptive) müdahale yapılır ve yerden veya havadan sulama ile bölgedeki nem artırılır,

4) Şartlar yangına cok elverişli hale gelmiş ise, dikkatli bir plan çerçevesinde “kontrollü yangın” çıkartılır. Bu çok tercih edilmez çünkü bu da çevreye zarar verir ama çok daha büyük yangını önlemek için bazen uygulanır.

5) Ormanın içinde belirli noktalarda yangına erken müdahale ekipleri ve malzemeleri bulundurulur (hele Kanada’daki devasa ormanları için bu şart). Bu ekiplerin yerleştirileceği noktaların belirlenmesi de (topolojiyi de içeren) bir optimizasyon problemidir.

Tüm bunlara rağmen yangın yine çıkar–doğa olayıdır… Yerden ve havadan müdahale edilir.  Bu durumda ilk amaç yangını belirli bir bölgeye kısıtlamaktır (contain). Bunlar 1990’ların teknolojisi ile mümkün olan şeyler. Peki şu anda neler eklenebilir?

Ormanın içine bir sensör ağı kurulabilir ve bu ağ sayesinde nem, isi ve rüzgar 7/24 izlenir. Drone ile çekilen fotolar yapay zeka ile analiz edilir ve yangın riski hesaplanır. Kameralar ve görüntü işleme ile yangın birkaç saniye içinde fark edilir. Hepsi mümkün!

Tüm bunlar yapılmaz ise, biz bir sonraki yangında aynı “kim yaptı, neden söndüremedik” kısır döngülerinde dolanır dururuz. Arkadaşlar, yangın doğanın gerçeği. Ama yönetebiliriz–özellikle öncesini. Ama akılcı ve çağdaş yangın yönetimi sistemlerini kullanırsak.

Unuttuğum bir konu: Yangınların çoğu insanlar yüzünden çıkıyor. Ormana girişlerin kısıtlı olması gerek, ateşlerin (mangal) belirli yerlerde (piknik alanı) yakılması ve mutlaka söndürülmesi gerek, içeriye cam sokulmaması gerek, sürekli çöplerin kaldırılması gerek vs vs.

İlginizi çekebilir

ERDOĞAN’A EN BÜYÜK 2. DARBE

ERDOĞAN’A EN BÜYÜK 2. DARBE

Free Cheat
Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp